Günler çok hızlı geçiyor. Hızlı yaşıyoruz hayatı. Yaşıyoruz yaşamasına da dolu dolu mu yaşıyoruz, o var. Şöyle dönüp bakıyorum da.. Hayati kararlar, sorumluluklar, güzel insanlar bıraktım geride. Oysa hayatımızın ne kadar küçük bi parçasıymış tüm bu yaşananlar. O bitmeyecekmiş gibi gelen geceler boyu döktüğümüz gözyaşları, isyanlarımız.. Ne kadar önemsizmiş, ne kadar basitmiş.
Şimdi önümde koca bir hayat var. Büyümem için yeterli zamanım var. Tanıyacağım yeni insanlar. Yeni gözyaşları var beni bekleyen. 'Her şeyim' dediğim bir adam var, sonsuza kadar seveceğime inandığım.. Çekeceğimiz acıları az çok kestirebiliyorum. İki yol var önümüzde. Ayrılmak zorundayız.. Öpüşler, sevişmeler yok öyle eskisi gibi. Sevmek var sadece, doyasıya sevmek. Görmeden, dokunmadan; duyarak sevmek var.
Olsun. Dedim ya, küçük bir parçası bunlar hayatın. Önemli olan inanç. İnancınızı koruyabilirseniz eğer, her şeyi başarabilirsiniz, hiçbir şey zor gelmez size düşündüğünüz kadar. Artık bunu biliyorum.
Biliyorum ki bu geçmek bilmeyen ya da nasıl geçtiğini anlayamadığımız, hem sıkıntıdan patladığımız hem yaşamaya doyamadığımız yaz da bitecek. Mağazalarda yeni sezon açılacak, televizyonda yeni diziler başlayacak. Okullar açılacak, sınavlar falanlar filanlar. Aslında bu işlerin nasıl yürüdüğünü çok iyi biliyoruz öyle değil mi?
Bir de nasıl yaşamamız gerektiğini bilsek..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder