20 Temmuz 2010 Salı

Gitme diyemedim

Evet, yanlış duymadınız. Büyük aşk sona erdi.. Şimdi size ilişkim hakkında henüz bir şey anlatmamış olduğum için şaşırmıyorsunuzdur. Ama benim üzerimde hala bunun şoku var. Aşk bitti..
Nasıl oldu ne zaman oldu inanın hiçbir fikrim yok. Neden olduğunu da bilmiyorum muhtemelen. 4-5 gündür konuşmuyorduk. Onu çok özlemiştim, sesini duymayı çok istemiştim fakat onu arayamamıştım. Ondan herhangi bir şey de beklememiştim. Kafam karışıktı çünkü. Beni karıştıran şey ilişkimizden çok 'ben'dim. Biliyorsunuz, sonuçlar açıklandı. Bi karar vermem gerekiyo ve bu cidden çok sancılı bi süreç. Onun açısından bi sorun olmadığını tahmin ediyorum. -tahmin ediyorum çünkü sormamıştık birbirimize- Çünkü istediği her yere gidebilecek bir puana sahip. Bense tembelim ve benim için zor bi dönem şu günler. Kafamda bin tilki dolaşıyo. Sabah diyorum ki ben en iyisi dersaneye gidip seneye gireyim sınava. Akşam oluyo canım sıkılıyo iyice aman diyorum gideyim işte ne var. Böyle bi durumdayım. Bi yandan sevgiliyi düşünüyorum. Onunla ortak yazma durumlarımız falan var. -bu da ayrı bi hikaye- Bi tıplara bakıyorum bi benim yazıcağım işletmedir şudur budur ben iyice hortlak gibi oldum. Zaten özlemişim kollarına atlıyasım geliyo. Böyle saçma bi dünyada yaşıyorum bikaç haftadır.
Derken sabah duştan çıktım bi baktım ki telefonumda bir cevapsız arama ve bir de mesaj. Müsait olup olmadığımı soruyor konuşmak istiyormuş benimle. O an içim ısındı.. Her şey silindi zihnimde. Hatta öyle pişman oldum ki kaç gündür onu aramadığım için. Çünkü biliyorum ilacım ya o benim, hani her zaman olmuştur ya.. Mutsuz olduğumuzda birbirimizi yiyip küsüşmüşsek falan özliyip sarılıveriyoruz sonra hemen geçiyo. Isınıyorum aydınlanıyorum.. Öyle bi aşk yaşadık ki hani aklıma kötü bi şey gelmiyo. Yaşasın dedim ya özlemiş beni. Müsaitim şimdi arayabilirsin diye cevap yazdım ama içimden sevmeye başladım bile onu. Bebişim benim diyorum içimden sevgilisini de özlermiş canım diyorum her şeyim diyorum.. Bana dönmesi bi on dakika falan sürdü. Ben bekliyorum ama nası mutluyum. Ondan önceki gece de nerdeyse mesaj atıyodum son anda vazgeçmiştim. Duştayken de aklıma geldi düşündüm onu falan. Diyorum işte hissediyo benim onu düşündüğümü..
Ve beklenen telefon geldi. Telefonun ışığı yanıp sönüyor, bebişim.. Bebek gibi sevdirmeye kendisini bayılırdı. Ona bebeğim olduğunu söylerdim böle kedi gibi şımarır mutlu olurdu. Onu telefona böyle kaydettiğimde de çok hoşuna gitmişti...
Nasıl olduğumu, sınavımı sonucumu falan sordu; anlattım uzun uzun.. Ne yapmayı düşünüyosun dedi kararsızım dedim. Karar verirken beni düşünme dedi. Bana göre verme kararını dedi.. Anladım artık, soğuğu hissetmeye başladım yüzümde.. Aslında doğru insan olmadığımızı söyledi birbirimiz için.

"Hep öyle zannettik ama aslında öyle değildik"

Kanım dondu.. Bi yere gitmiyo bu dedi.. Evet dedim, haklısın. -niyeyse- Üzmek istemiyormuş ikimizi de.. Doğrusu buymuş..
Falanmış filanmış.
Anladım ki kararını vermiş. Önümüzdeki yüz senesini benimle geçirmeye söz veren, benden asla vazgeçmiyceğini, her ne olursa olsun bunun bitmiyceğini söyleyen ve en önemlisi tüm bunlara beni inandırmak için büyük çabalar göstermiş bebeğim beni terk ediyordu.. Sesimi çıkarmadım..

".. şimdi telefonu kapatıcam ve sonsuza kadar hayatından çıkmış olucam."

-sessizlik-

..

"kapat.." -yalvarırcasına-

"kendine iyi bak"

derin bir iç çektim ağladığımı belli etmemeye çalıştım.. -aptal, sen olmadan nasıl yapıcağımı düşünüyosan!-
sustum..

telefon kapandı ve
büyük aşk sona erdi..

3 yorum:

  1. Anca söz vermeyi bilirler. Sonrası yok sen daha iyilerine layıksın yok biz aslında çok farklıyız fasa fiso...

    YanıtlaSil
  2. Öncelikle yazı çok akıcıydı güzeldi.Diğer noktaya gelirsek cidden kötü bitmiş.Ama ilk degilsin çevremde ne çok insan bu yüzden bitiriyor.Belki şartlarınız farklı olsa uzun sürerdi.Ama sen kendini bu cocuga cok kaptırmışsın belki her sözü harfiyen inanmışsın.Koşulsuz ! Aşkta sözlere bu kadar inanma canı yanan sen oluyosun oda bu kadar basit bi konuşmayla seni terkedebiliyor.Görüyosun..

    YanıtlaSil
  3. Çok acı tecrübelerle öğreniyoruz bunları. Öğreniyoruz ama. İnsanların çeşitli yüzlerini görüyoruz. Güvendiğimiz için pişman oluyoruz defalarca. Her şeyden bir ders çıkarmak gerek işte. Büyüyoruz böyle..

    YanıtlaSil